Bir gün doğumunda, bizim sokakta
Cıvıldayan kuşları, dans eden böcekleri görürsen
Ağaçların nazlı nazlı salınan bedenlerinde,
Hiç yıkılmayacakmış gibi güçlü, vakur.
Coşkulu bir insan kalabalığı karşılarsa seni,
Seni senden çok seven beni göreceksin ellerinde.
Kaderine isyan edeceksin, ağlayacaksın belki,
Kendini yerden yere atarken sen, unutma duyacaksın.
Kulaklarında uğuldayan rüzgar olacağım, şiddetli.
Sana kavuşmanın tek yoluydu bu diyeceğim.
Çevrene bir bak, herkes nasılda mutlu
Sana geldiğimi bildiğinden, benim mutluluğumdan
Ve bekleyeceğimi, ölümün sonsuzluğunda seni,
Bir gün mutlaka bana geleceğini...
Ayşegül HAYVAR
Bana Gülümse Hayat
28 Ocak 2011 Cuma
26 Aralık 2010 Pazar
KAÇ PAZAR VAR BİLMEDEN...
Bir pazar sabahında seninle uyanmak,
Ya da bir pazar sabahında sana uyanmak.
Daha kaç pazarımız olduğunu bilmeden,
Yaşamak doya doya, zamanla dost olmak.
Radyoda güzel bir şarkıyı dinlemek birlikte.
Eski günlere atıfta bulunarak şakalaşmak.
Bir kahvaltı masasında bir dilim ekmeği bölüşmek
Ama reçel konusunda sıkı bir kavgaya hazır olmak.
Bağırmak karşılıklı, sonra susmak susmak...
Gülümseyerek bakmak göz göze,
Sonra ayrılmamacasına sımsıkı sarılmak.
Her şeyi silip atabilmek, yeniden başlamak.
Binbir ümitle tutmak elinden, yola koyulmak.
Daha kaç pazarımız var bilmeden can,
Bir pazar gününe gülümseyerek uyanmak...
Ayşegül HAYVAR
Ya da bir pazar sabahında sana uyanmak.
Daha kaç pazarımız olduğunu bilmeden,
Yaşamak doya doya, zamanla dost olmak.
Radyoda güzel bir şarkıyı dinlemek birlikte.
Eski günlere atıfta bulunarak şakalaşmak.
Bir kahvaltı masasında bir dilim ekmeği bölüşmek
Ama reçel konusunda sıkı bir kavgaya hazır olmak.
Bağırmak karşılıklı, sonra susmak susmak...
Gülümseyerek bakmak göz göze,
Sonra ayrılmamacasına sımsıkı sarılmak.
Her şeyi silip atabilmek, yeniden başlamak.
Binbir ümitle tutmak elinden, yola koyulmak.
Daha kaç pazarımız var bilmeden can,
Bir pazar gününe gülümseyerek uyanmak...
Ayşegül HAYVAR
24 Aralık 2010 Cuma
BU SABAH BİR GÜL AÇTI BAHÇEMDE
Kapkara bir geceydi hiç bitmeyecekmiş gibi, gözlerin gibi. İlk doğumuna hazırlanan bir anne gibi gergin, huzursuz, sonu belirsiz.
Bir doğum sancısıydı bu yıllardır beklenen, her sancı başladığında ertelenen. Gökgürültüsü gibi, boran gibi, fırtına gibi...Ne büyüktü korkular ve acılar...Zaman geçtikçe büyüyen, büyüdükçe acısı güçlenen, çaresizlik deryasında azgın dalgalarla boğuşan bir küçük sandal. Her dalgada acısı katlanan, yaraları kanayan.
Zifiri karanlıkta bir kez kapanmamış göz kapakları ile yorgun, bitkin bir geceye daha nokta koyarken, bu sabah bir gül açtı bahçemde... Sarı, pembe, beyaz, kırmızı. Adını sevgi koydum, kokusunu yüreğime doldurdum...
Ayşegül HAYVAR
Bir doğum sancısıydı bu yıllardır beklenen, her sancı başladığında ertelenen. Gökgürültüsü gibi, boran gibi, fırtına gibi...Ne büyüktü korkular ve acılar...Zaman geçtikçe büyüyen, büyüdükçe acısı güçlenen, çaresizlik deryasında azgın dalgalarla boğuşan bir küçük sandal. Her dalgada acısı katlanan, yaraları kanayan.
Zifiri karanlıkta bir kez kapanmamış göz kapakları ile yorgun, bitkin bir geceye daha nokta koyarken, bu sabah bir gül açtı bahçemde... Sarı, pembe, beyaz, kırmızı. Adını sevgi koydum, kokusunu yüreğime doldurdum...
Ayşegül HAYVAR
20 Aralık 2010 Pazartesi
SENİ YUDUM YUDUM İÇMEK İSTİYORUM
Her yağmur yağdığında seninleyim biliyorsun. Dayanılmaz bir arzu duyarım sana karşı. Ayaklarım zevkle taşır bedenimi sana doğru, adeta uçarım.
Aaaaaahhhh şu yağmurlar, ne çok yer tutuyorlar hayatımda... Yağmurda sen, yağmurda ben, yağmurda biz, ikimiz biz olunca yağmurda zevkten ölmeliyiz. Yağmur muydu beni sana getiren, yoksa sen miydin beni yağmurda kendine aşık eden, çözemedim.
Yine yağmur yağıyor İzmir'de, içimde bir heyecan vuslata dair. Koşuyorum sana doğru bak karşında duruyorum. Usulca elimi uzatıyorum eline, yanmaktan korkmuyorum. O güzel yüzüne aşkla bakıyorum. Hele o bembeyaz boynundan kokladığımda... Tanrım zevkten ölüyorum. Yavaşça uzatıyorum dudaklarımı dudaklarına, seni yudum yudum içmek istiyorum. Dudaklarımda bıraktığın o eşsiz ıslaklık ve dilimdeki lezzetin... Günlerce kendime gelemiyorum inan, beni mest ediyor öpüşlerin.
Yağmur dindi, şimdi ayrılık vakti, ölüm gibi, yüreğim mahşer yeri. Sen benim canımsın, aşkımsın,sen benim dudaklarımdaki lezzetim kahve'msin...
Ayşegül HAYVAR
Aaaaaahhhh şu yağmurlar, ne çok yer tutuyorlar hayatımda... Yağmurda sen, yağmurda ben, yağmurda biz, ikimiz biz olunca yağmurda zevkten ölmeliyiz. Yağmur muydu beni sana getiren, yoksa sen miydin beni yağmurda kendine aşık eden, çözemedim.
Yine yağmur yağıyor İzmir'de, içimde bir heyecan vuslata dair. Koşuyorum sana doğru bak karşında duruyorum. Usulca elimi uzatıyorum eline, yanmaktan korkmuyorum. O güzel yüzüne aşkla bakıyorum. Hele o bembeyaz boynundan kokladığımda... Tanrım zevkten ölüyorum. Yavaşça uzatıyorum dudaklarımı dudaklarına, seni yudum yudum içmek istiyorum. Dudaklarımda bıraktığın o eşsiz ıslaklık ve dilimdeki lezzetin... Günlerce kendime gelemiyorum inan, beni mest ediyor öpüşlerin.
Yağmur dindi, şimdi ayrılık vakti, ölüm gibi, yüreğim mahşer yeri. Sen benim canımsın, aşkımsın,sen benim dudaklarımdaki lezzetim kahve'msin...
Ayşegül HAYVAR
15 Aralık 2010 Çarşamba
ZOR DEĞİL
Sensiz yaşamak zor değil,
Seninle yaşamak kadar.
Sensizliğe alışmak zor değil,
Seninle, sensizliği yaşamak kadar.
Sesini duymamak zor değil,
Seninle yaşarken duymak kadar.
Gözlerine bakamamak zor değil,
Onlarda nefreti görmek kadar.
Başımı taşa yaslamak zor değil,
Omuzunda huzur bulamamak kadar.
Sevgiyi aramak hiç zor değil,
Sende bulamamak kadar.
Bir kez ölmek te zor değil inan,
Seninle her gün ölmek kadar...
Ayşegül HAYVAR
Seninle yaşamak kadar.
Sensizliğe alışmak zor değil,
Seninle, sensizliği yaşamak kadar.
Sesini duymamak zor değil,
Seninle yaşarken duymak kadar.
Gözlerine bakamamak zor değil,
Onlarda nefreti görmek kadar.
Başımı taşa yaslamak zor değil,
Omuzunda huzur bulamamak kadar.
Sevgiyi aramak hiç zor değil,
Sende bulamamak kadar.
Bir kez ölmek te zor değil inan,
Seninle her gün ölmek kadar...
Ayşegül HAYVAR
14 Aralık 2010 Salı
ESKİ ARKADAŞ
Dün eski bir arkadaşımla karşılaştım
Konuştuk uzun uzun geçmişi,
O güzel günlerden özlemle bahsettik...
Birden seni sordu bana
Nasıl, iyi mi? diye,
İyi dedim...
Ne kadar iyi anlaşıyordunuz dedi,
Size hayrandım dedi,
Sizin kadar mutlu bir çift
Ömrümde görmedim dedi,
Beni senin gibi seveni bulsam
Neler vermezdim dedi,
Sonra sustu...
Hala seviyor musun onu dedi,
Seviyorum dedim hem de çok.
Ayrıldığımızı söylemeye
Gücüm yetmedi...
Ayşegül HAYVAR
Konuştuk uzun uzun geçmişi,
O güzel günlerden özlemle bahsettik...
Birden seni sordu bana
Nasıl, iyi mi? diye,
İyi dedim...
Ne kadar iyi anlaşıyordunuz dedi,
Size hayrandım dedi,
Sizin kadar mutlu bir çift
Ömrümde görmedim dedi,
Beni senin gibi seveni bulsam
Neler vermezdim dedi,
Sonra sustu...
Hala seviyor musun onu dedi,
Seviyorum dedim hem de çok.
Ayrıldığımızı söylemeye
Gücüm yetmedi...
Ayşegül HAYVAR
10 Aralık 2010 Cuma
SANA İHTİYACIM VAR
Geleceksen bir gün bana
Haber vermeden gel,
Üç kez çal kapıyı
Sen olduğunu bileyim.
Beş dakika bekle,
Hazırlanıp geleyim.
Açmazsam kapıyı,
Sakın dönüp gitme.
Ben senden önce
Kimseyi beklemedim ki...
Tüm hoyratlığınla kır kapıyı.
Dikkatlice bak,
Her yerde olabilirim.
Heyecandan dilim tutulmuş
Olabilir.
Gözlerimden sevinç gözyaşları
Sel gibi akabilir.
Ya dizlerim, onlar da
Titriyor olabilir.
Kalbim çok hızlı çarpabilir,
Hatta durmuş da olabilir.
Panik yapmadan gir içeri,
Sıkı sıkı sarıl bana
Sana ihtiyacım var,
Beni yanından ayırma...
Ayşegül HAYVAR
Haber vermeden gel,
Üç kez çal kapıyı
Sen olduğunu bileyim.
Beş dakika bekle,
Hazırlanıp geleyim.
Açmazsam kapıyı,
Sakın dönüp gitme.
Ben senden önce
Kimseyi beklemedim ki...
Tüm hoyratlığınla kır kapıyı.
Dikkatlice bak,
Her yerde olabilirim.
Heyecandan dilim tutulmuş
Olabilir.
Gözlerimden sevinç gözyaşları
Sel gibi akabilir.
Ya dizlerim, onlar da
Titriyor olabilir.
Kalbim çok hızlı çarpabilir,
Hatta durmuş da olabilir.
Panik yapmadan gir içeri,
Sıkı sıkı sarıl bana
Sana ihtiyacım var,
Beni yanından ayırma...
Ayşegül HAYVAR
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)